TBMM Madde Gerekçesi
Güncel metinYürürlükte
Maddeyle Kurulun çalışma esasları düzenlenmektedir. Bu kapsamda, Kurulun toplantı ve karar yeter sayısı, Kurul üyelerinin kendilerini ve yakınlarını ilgilendiren konularda yasaklılıkları ve sır saklama yükümlülükleri düzenlenmektedir. Kurulun çalışma usul ve esasları ile kararların yazımı ve diğer hususlar yönetmelikle düzenlenecektir.
2014 Tasarısı2014
Maddeyle, Kurulun toplantı ve karar nisapları belirlenmekte, kendileri ile maddede sayılan yakınlarını ilgilendiren konularla ilgili toplantılara katılmaları yasaklanmakta ve görevleri sırasında öğrendikleri sırları kanunen yetkili mercilerden başkasına açıklamamaları yönünde düzenleme yapılmaktadır.
2008 Tasarısı2008
Maddeyle, Kurulun çalışma esasları düzenlenmiştir.
Kanun ile Yönetmelik arasındaki ilişki
Kurulun çalışma usulü bütünüyle yönetmeliğe bırakılmamıştır. Kanunun 23. maddesi gündem, çağrı, yeter sayılar, yasaklılık, sır saklama, tutanak, kararların kamuya duyurulması ve görüşmelerin gizliliği hakkında temel kuralları doğrudan koymuştur. Yedinci fıkra, bu çerçevenin uygulanmasına ilişkin ayrıntıların Kişisel Verileri Koruma Kurulu Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelikle düzenleneceğini öngörmektedir.1
Kurul, karara bağlanacak bir konunun ön incelemesi için ihtisas komisyonu veya çalışma grubu kurabilir. Bu yapılar ön inceleme sonucunu Kurula sunar. Nihai kararın 23. maddedeki toplantı ve karar yeter sayılarıyla Kurul tarafından alınması gerekir.2
Kurul Yönetmeliğinin 18. maddesi, Yönetmelikte hüküm bulunmayan veya açıklık bulunmayan konularda Kurula ancak ilgili mevzuat çerçevesinde karar verme ve uygulamayı düzenleme yetkisi tanımaktadır. Bu hükme dayanılarak Kanunda bulunmayan bir görev, yaptırım veya yeter sayı oluşturulamaz.3
Gündem, çağrı ve toplantıya hazırlık
Toplantı gününü ve gündemi Başkan belirler. Başkan, gerektiğinde Kurulu olağanüstü toplantıya da çağırabilir.1
Gündem, karar taslakları, gerekli belgeler ile Kurumun görüş ve önerileri toplantıdan en az üç gün önce üyelere dağıtılır. Süre yetmediği için görüşülemeyen bir gündem maddesi, başka bir işleme gerek kalmadan sonraki toplantının gündemine girer.2
2008 Tasarısında Kurulun ayda en az iki kez toplanması öngörülmüştü. Bu asgari sıklık 2014 Tasarısında ve yürürlükteki hükümde korunmamıştır. Güncel düzenleme toplantı tarihini belirleme yetkisini Başkana vermekte, bir ay içinde yapılması gereken toplantı sayısını ise belirlememektedir.3
Toplantıya katılım ve yeter sayılar
Kurul dokuz üyeden oluşur. Toplantının yapılabilmesi için Başkan dahil en az altı üyenin bulunması gerekir. Karar yeter sayısı üye tam sayısının salt çoğunluğudur ve dokuz üyeli Kurul bakımından aynı yönde en az beş oy aranır. Üyeler çekimser oy kullanamaz.1
Üyelerin bütün toplantılara katılması esastır. Katılamayan üye geçerli mazeretini yazılı olarak Başkanlığa bildirir. Toplantı kural olarak Kurum merkezinde ve fiziki biçimde yapılır. Kurul merkez dışında toplantı yapılmasına karar verebilir. İhtiyaç bulunması, Başkanın uygun görmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması halinde elektronik toplantı veya elektronik katılım da mümkündür.2
Beş üyelik toplantı yeter sayısı, 2008 ve 2014 Tasarılarında da yer almaktadır. Her iki Tasarı karar alınabilmesi için üye tam sayısının salt çoğunluğunu aramış ve çekimser oyu yasaklamıştır.3
1/541 sayılı Kanun Tasarısının Hükümet metni ile Adalet Komisyonunun kabul ettiği metin, yedi üyeli Kurulun en az beş üyeyle toplanmasını ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar almasını öngörmüştür. Komisyon toplantı yeter sayısını altıya çıkarmamıştır. Dokuz üyeli Kurul, Başkan dahil en az altı üyelik toplantı yeter sayısı ve beş oy gerektiren karar yeter sayısı ilk yayımlanan Kanunda birlikte yer almıştır. Eldeki 1/541 sayılı Tasarı ve Komisyon Raporu, bu değişikliğin Genel Kuruldaki kaynağını ve gerekçesini göstermemektedir.4
Yasaklılık ve oylama
Kurul üyesi, kendisini, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımlarını, evlatlığını veya aralarındaki evlilik bağı sona ermiş olsa bile eşini ilgilendiren bir konuda toplantıya ve oylamaya katılamaz. Katılma yasağı, Kanunda sayılan kişi ve derece sınırları gözetilerek uygulanmalıdır.1
Kurul kararı müzakere sonunda kabul veya ret yönünde el kaldırılarak alınır. Yasaklı olan üyenin toplantı ve oylamaya katılmadığı karar metninde ayrıca gösterilir. Maddede sayılmayan bir menfaat ilişkisine, yalnız 23. maddenin üçüncü fıkrasından hareketle aynı usul sonucu bağlanamaz.2
Görüşmelerin gizliliği ve toplantıya katılabilecekler
Kurul aksini kararlaştırmadıkça toplantıdaki görüşmeler gizlidir. Gizliliğin kaldırılması için Kurulun bu yönde karar alması gerekir.1
Toplantıya kural olarak yalnız Başkan, üyeler ve görüşme tutanağını düzenleyen personel katılabilir. Başkan ihtiyaç halinde tarafları, başka kişileri veya temsilcileri toplantıya davet edebilir. Kurul kararı, dışarıdan katılanların yanında alınamaz.2
Görüşme gizliliği, toplantıda kimlerin bulunabileceğini ve müzakerenin hangi ortamda yürütüleceğini belirler. Kararın ilgili taraflara bildirilmesi ile kamuya duyurulması ise ayrı hükümlere tabidir.3
Sır saklama yükümlülüğü
Kurul üyesi, çalışmaları sırasında ilgililere ve üçüncü kişilere ait öğrendiği sırları kanunen yetkili merciler dışında açıklayamaz ve kendi yararına kullanamaz. Yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder.1
Kurul Yönetmeliği aynı yükümlülüğü, Başkan tarafından toplantıya veya hazırlık çalışmalarına davet edilen kişilere de uygulamaktadır. Görüşme gizliliği toplantının yürütülme biçimine, sır saklama yükümlülüğü ise çalışma sırasında öğrenilen belirli bilgilerin açıklanmamasına ve kişisel yarar için kullanılmamasına ilişkindir.2
GDPR, denetim makamının üyeleri ile personelini görevleri sırasında ve görevden ayrıldıktan sonra mesleki gizlilik yükümlülüğüne bağlamaktadır. Modernize 108 sayılı Sözleşmede de görev sırasında öğrenilen gizli bilgiler için benzer bir yükümlülük öngörülmüştür. Modernize Sözleşme Türkiye bakımından yürürlükte olmadığından bu hüküm yalnız karşılaştırma amacıyla kullanılabilir.3
Tutanak, gerekçe ve kararın biçimi
Toplantıda alınan kararın tutanağa geçirilmesi ile gerekçeli kararın yazılması ayrı aşamalardır. Karar, toplantı sonunda tutanağa alınır ve tutanak toplantı sırasında katılan bütün üyelerce imzalanır. Gerekçeli karar ile varsa karşı oy gerekçeleri ise karar tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yazılır.1
Toplantıya katıldığı halde kararı süresinde mazeretsiz olarak imzalamayan üye, toplantı tutanağındaki beyanı doğrultusunda oy kullanmış sayılır. Kararın son sayfası üyelerin isimleri gösterilerek imzalanır, önceki sayfalar imzalanır veya paraflanır. Toplantı ve karar numaraları her takvim yılında yeniden başlar.2
Şikayet veya resen inceleme sonunda verilen kararda tarafların iddia ve beyanları, bunlara ilişkin değerlendirme, hukuki dayanak, sonuç ve varsa karşı oy gerekçesi yer almalıdır. Diğer Kurul kararlarında konu, hukuki dayanak, sonuç ve varsa karşı oy gerekçesi gösterilir. Kararlar İnceleme Dairesi Başkanlığınca dosyalanır ve onaylı örnekleri ilgili birimlere gönderilir.3
On beş günlük süre, gerekçeli kararın yazılması içindir. Kararın ilgili tarafa bildirimi yazım tamamlandıktan sonra yapılır. Kanun ve Kurul Yönetmeliği, on beş günlük sürenin aşılmasına kararın kendiliğinden geçersizliği sonucunu bağlamamıştır.4
Kararın bildirimi, kamuya açıklanması ve şeffaflık
Yazımı tamamlanan karar ilgili taraflara bildirilir. Kararın kamuya duyurulması ise Kurulun gerekli görmesine bağlıdır. Toplantıda görüşülen konular ve alınan kararlar hakkında basın ve yayın organlarına yalnız Başkan açıklama yapabilir. Tarafa bildirim, kamuya duyurma ve basın açıklaması farklı muhataplara yönelen ayrı işlemlerdir.1
Anayasa Mahkemesi, E.2016/125, K.2017/143 sayılı kararında m.24/3-b'deki “Kurulca gerekli görülenlerin” ibaresini belirlilik yönünden incelemiştir. Mahkeme, m.23/5 ile m.23/7'yi birlikte değerlendirerek kamuya duyurulacak kararların Kurulun çalışma usulü içinde belirlenmesini yeterli bulmuş ve bütün kararların açıklanmasında kamu yararı bulunduğunun söylenemeyeceğini belirtmiştir. İncelemenin doğrudan konusu m.23 değil, Başkanın Kurulca seçilen kararları duyurma göreviydi.2
Doktrinde, Kurul kararlarının veri koruma uygulamasına yön vermesi nedeniyle kural olarak yayımlanması, yayımlamamanın ise istisna olarak belirlenmesi gerektiği görüşü bulunmaktadır. Bu yaklaşım, kararların daha geniş kapsamda yayımlanmasının şeffaflığa ve uygulamanın gelişmesine katkı sağlayacağını savunmaktadır.3
Yayımlanan kararlar somut olaylarda hangi davranışların ihlal sayıldığını ve Kurulun kanuni yükümlülükleri nasıl uyguladığını görme imkanı vermektedir. Bu nedenle kararların yayımlanması, veri koruma hukukundaki tartışmaların somut örnekler üzerinden gelişmesine katkı sağlayabilir. Bu değerlendirme, yürürlükteki seçici duyuru kuralını değiştirmez ve yalnızca o kurala yöneltilen şeffaflık eleştirisinin gerekçesini açıklar.4