Bölge Adliye Mahkemesi

Esas 2019/3312
Karar 2020/1218

Ankara BAM - 19. Hukuk Dairesi

YENİDEN KARARKabul

Karar Özeti

DAVANIN KONUSU: ŞİKAYET Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı aleyhine süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, HMK'nın 353.maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi alacaklı mahkemeye sunduğu şikayet dilekçesinde; 28.11.2016 tarihinde borçlu Sulama Birliği üyelerinin yıl içerisinde Birliğe sulama ücreti, aidat vs.adı altında yaptıkları ödemeler üzerine 89/1 haciz ihbarnamesi...

Karar Metni

Ankara BAM - 19. Hukuk Dairesi (E. 2019/3312)

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 19. HD., E. 2019/3312 K. 2020/1218 T. 24.6.2020

Esas No.: 2019/3312

Karar No.: 2020/1218

Karar Tarihi: 24.06.2020

KARAR

DAVANIN KONUSU: ŞİKAYET

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararı aleyhine süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, HMK'nın 353.maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikayetçi alacaklı mahkemeye sunduğu şikayet dilekçesinde; 28.11.2016 tarihinde borçlu Sulama Birliği üyelerinin yıl içerisinde Birliğe sulama ücreti, aidat vs.adı altında yaptıkları ödemeler üzerine 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilerek haciz konulması amacıyla Birlik üyelerinin ad, soyad, kimlik bilgileri ve adreslerinin DSİ Ereğli İlçe Müdürlüğünden sorulması talebinde bulunduğunu, müdürlükçe talep tarihinden 5 ay 6 gün sonra Birlik üyelerinin 3.kişiler olduğu, icra müdürlüğünün 3.kişiler yönünden tespit ve araştırma yapma yükümlülüğü bulunmadığı ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca bu kişilerle ilgili araştırma yapılmasının mümkün olmadığı, ilgili kişilerin araştırılarak tespiti ile icra müdürlüğüne bildirilmesi halinde 1.haciz ihbarnamesi gönderilebileceğinden bahisle bu talebin reddedildiğini, icra müdürlüğünün alacağın tahsiline yönelik işlemleri yönetmesi ve bunun için gerekli bilgileri toplama görevi olduğunu, şahıs olarak sözkonusu bilgilere ulaşmasının mümkün bulunmadığını belirterek müdürlüğün 04.05.2017 tarihli kararının kaldırılmasını ve talebi doğrultusunda işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; müdürlük kararının usul ve yasa uygun olduğunu, icra takibi yapılan üyelerin listesinin Ereğli icra müdürlüklerinden alınabileceğini, müvekkili kamu kurumu sıfatına haiz olduğundan icra müdürlüğünce böyle bir bilgi istenilmesi halinde ilgili Bakanlıktan istenmesinin uygun olacağı yönünde cevap verilebileceğini, şikayetçinin kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacı alacaklının talebiyle ilgili 04/05/2017 tarihinde karar verildiği, davacı alacaklının dosyayı takip tarihi olan 22/12/2008 tarihinden itibaren vekili olmaksızın takip etmesine ve işlem yapmasına rağmen karar tarihinden itibaren yedi günlük şikayet süresi içerisinde şikayet hakkını kullanmadığı, yasal sürenin sonunda şikayet hakkını kullanarak memur işlemini şikayet ettiği gerekçesiyle "Şikayet süresinde olmadığından REDDİNE, İcra takibinin DEVAMINA" karar verilmiştir.

Şikayetçi alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 13.03.2019 tarih ve 2018/357 E - 2019/603 K. sayılı kararı ile şikayete konu icra müdürlüğü işlemi İİK.'nın 16/2.maddesine göre süreye tabi olmadığından şikayetçi tarafından ileri sürülen hususlar hakkında mahkemece gerekli delillerin toplanması ve sonrasında oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesi ile esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde; şikayetçinin şikayete konu talebinin cebri icra işlemi niteliğinde olduğu, işbu talebinde müzekkere yazılacak yerleri de göstererek istenilen bilgilerin ne amaçla kullanılacağını da belirttiği, artık bu talebin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında düşünülemeyeceği, talebin icra müdürlüğünün cebri icra görevi dahilinde yapılması gereken bir işlem olduğu anlaşıldığından artık icra müdürlüğünün bu işlemi yerine getirmesi gerektiği, kaldı ki talebin icra dosyası tarafları ile hiçbir ilgisi olmadığının da söylenemeyeceği, borçlu Sol Sahil Sulama Birliği üye ve yetkililerinin 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilebilecek kişilerden olduğu, diğer yandan şikayetçi tarafından kendi imkanları ile birliğin üye ve yetkililerin isimlerini ve adreslerini bulamayacağı, bu işlemin devlet organları eli ile yapılmasının icra dairelerinin görev kapsamına da uygun olduğu, icra müdürlüğünün taleple bağlılığının zorunlu olduğu ve devamında icra müdürlüğü işleminin sonucu hakkında bir itiraz yada şikayet olursa bunun da icra mahkemesince çözümlenebileceği anlaşıldığından şikayetçinin itirazlarının yerinde olduğu yönündeki gerekçe ile"Şikayetin KABULÜ ile; Ereğli İcra Müdürlüğünün 2010/1733 Esas sayılı dosyasından verilen 04/05/2017 tarihli 3. Kişiler yönünden tespit yapılması talebinin reddine ilişkin işlemin İPTALİNE"karar verilmiştir.

Davalı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu icra dosyası üzerinden müvekkili birlik üyelerinin ad, soyad ve TC kimlik numaralarının istenilmesine ilişkin talebin ret kararının hukuka uygun olduğunu, birlik üyelerine borçlu sıfatıyla işlem yapılamayacağını, birlik üyesi borçlu ise hakkında icra takibi yoluna başvurulması gerektiğini, 89/1 kapsamında 3.kişilere ihbarneme gönderilmesi için alacaklı tarafından dosya borçlusuna borcu olan/olabilecek olan kişilerin icra dairesine bildirilmesi gerektiğini, borcu olan kişileri bilip bildirecek olan alacaklının kendisi olup icra dairesinin binlerce üyesi bulunan birliğin bütün üyelerini araştırma ve bilgilerine ulaşma yükümlülüğü altında olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık; icra müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkin şikayet niteliğindedir.

Takip dosyasının incelenmesinde; şikayetçi alacaklı tarafından davalı Sulama Birliği hakkında 22.12.2008 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, alacaklı tarafından 25.11.2016 tarihinde icra dairesinden üyelerin Birliğe yaptıkları ödemeler üzerine birinci haciz ihbarnamesi ile haciz konulabilmesi için "Birlik üyelerinin ad, soyad, TC kimlik no ve adreslerinin gerek DSİ Ereğli İlçe Müdürlüğünden, gerekse borçlu birlikten istenmesi" yönünde talepte bulunulduğu, icra müdürlüğünce 04.05.2017 tarihinde"6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gereğince 3. kişiler yönünden tespit yapılması talebinin reddine, alacaklı vekili tarafından ilgililerin bildirilmesi ve masrafın karşılanması durumunda bildirilen ilgililere talep gereği 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesine"karar verildiği görülmüştür.

Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; her ne kadar HGK'nun 31.03.2004 tarih 2004/12-202 E-196 K.sayılı kararında da belirtildiği üzere icra memurunun alacaklının alacağına kavuşması için gerekli olan takip işlemlerini yapması gerekmekte ise de; borçlu dışında kalan Birlik üyelerinin ad, soyad, TC kimlik no ve adreslerinin sorgulamasının ve araştırma yapılmasının icra dosyası ile ilgisi olmayan 3.kişiler yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, nüfus kaydı ve diğer sorgulama işlemlerinin hakkında takip kesinleşen borçlular yönünden uygulanacağı, 3.kişiler ile ilgili yapılacak sorgulamaların Anayasanın 20.Maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlere aykırılık oluşturduğu, kişisel verilerin gizliliğinin güvence altına alındığını, takip ile ilgisi bulunmayan borçlu durumunda olmayan kişilerin kişisel kimlik bilgileri ile durumlarının araştırılmasının icra müdürlüğünde görevli katip ve müdürlerin görevleri kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu anlaşıldığından davalı borçlu vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan KABULÜNE,

Ereğli (Konya) İcra Hukuk Mahkemesinin 19.06.2019 tarih ve 2019/101 E.- 2019/233 K.sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Şikayetin REDDİNE,

İlk derece yargılaması açısından;

Alınması gereken 54,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,00 TL karar harcının şikayetçi alacaklıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

Yargılama giderlerinin şikayetçi alacaklı üzerinde bırakılmasına,

Davalı borçlu kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 1.130,00 TL vekalet ücretinin şikayetçialacaklıdan alınarak davalı borçluya verilmesine,

Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

İstinaf yargılaması açısından;

İstinaf başvuru harcı 121,30TL dışında alınan 44,40 TL harcın istek halinde davalı borçluya iadesine,

Davalı borçlu tarafından yapılan 121,30 TL harç, 53,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 174,30 TL yargılama giderinin şikayetçi alacaklıdan alınarak davalı borçluya verilmesine,

İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından davalı alacaklıyararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,

Dair, İİK.nın 364, 366 ve 7035 Sayılı Kanunun 31.maddesi ile değişik HMK.nın 361/1 maddeleri gereğince 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 24.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.