Bölge Adliye Mahkemesi

Esas 2019/1873
Karar 2020/737

İzmir BAM - 12. Hukuk Dairesi

YENİDEN KARAR

Karar Özeti

DAVA: ŞİKAYET İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla başlattıkları İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2016/9237 esas sayılı takip dosyasında dava dışı borçlu K1'a ait olduğu tespit edilen 3 adet taşınmazın pasif tapu kayıtlarının celbi için icra müdürlüğünden talepte bulunduklarını, ancak icra müdürlüğünce şikayete konu...

Karar Metni

İzmir BAM - 12. Hukuk Dairesi (E. 2019/1873)

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, 12. HD., E. 2019/1873 K. 2020/737 T. 15.5.2020

Esas No.: 2019/1873

Karar No.: 2020/737

Karar tarihi: 15.05.2020

İSTİNAF KARARI

DAVA: ŞİKAYET

İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi.

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla başlattıkları İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2016/9237 esas sayılı takip dosyasında dava dışı borçlu K1'a ait olduğu tespit edilen 3 adet taşınmazın pasif tapu kayıtlarının celbi için icra müdürlüğünden talepte bulunduklarını, ancak icra müdürlüğünce şikayete konu 07/01/2019 tarihli pasif taşınmaz kayıtlarının celbi talebinin reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığından bahisle memur işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Dava hasımsız açılmış, mahkemece evrak üzerinden karar verildiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde şikayetin reddine verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra müdürlüğünden takip borçlusuna ait pasif tapu kaydı ile birlikte taşınmazların hangi tarihte, kime satıldığına ilişkin belgelerin istenmesinin amacının, söz konusu satışların gerçek satış olup olmadığı ve ne kadar bedelle satıldığı hususlarının anlaşılabilmesi, ayrıca aşırı bedel farklarının varsa tespit edilebilmesi için önem arz ettiğini, bu belgelerin istenmesinde alacaklı müvekkilinin haklı menfaati bulunduğu gibi pasif kayıtların celbinin kişisel verileri de etkilemediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, şikayetin kabulüne, memur işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava konusu İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2016/9237 Esas sayılı dosyasının incelemesinde: alacaklının davacı F1bank T.A.Ş. , borçlunun K1 olduğu, 10/06/2016 tarihli 7 örnek örnek ödeme emri ile, 184.920,00- TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, alacaklı vekilinin 04/01/2019 tarihli 3 adet taşınmazın pasif kayıtlı olarak borçlu adına tesbit edildiğini, pasif kayıtlı taşınmazların hangi tarihte kime satıldığı, satışa ilişkin evrak örneklerinin celbine ilişkin talebinin icra müdürlüğünce 07/01/2019 tarihli kararı ile reddedildiği, şikayete konu işlemin bu olduğu anlaşılmıştır.

Dava; memur muamelesini şikayete yöneliktir.

Konu ile ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde

TC Anayasası madde 13: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

TC Anayasası madde 20/3: Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 8: 1-Herkes, özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

2-Bu hakkın kullanımına, yasa/hukuk uyarınca olması ve ulusal güvenlik, kamu emniyeti ya da ülkenin ekonomik refahı, düzensizliğin ya da suçun önlenmesi, sağlığın ya da ahlakın korunması ya da başkalarının haklarının ve özgürlüklerinin korunması için demokratik toplumda gerekli olması hali istisna olmak üzere, bir kamu makamı tarafından bulunulmayacaktır.

Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 9: 1-Nüfus kayıtları ve bu kayıtların tutulmasına dayanak olan belgeler gizlidir. Bunlar, yetkili ve sorumlu memurlar ile teftiş ve denetim yetkisi olanlar dışında kimse tarafından görülüp incelenemez. Mahkemeler bu hükmün dışındadır.

2-Nüfus kayıtlarına bu bilgileri işleyen memurlar ve Kimlik Paylaşımı Sistemi kapsamında nüfus kayıtlarından faydalanan diğer görevliler de bu gizliliğe uymak zorundadırlar. Bu yükümlülük, kamu görevlilerinin görevlerinden ayrılmalarından sonra da devam eder.

Madde 44:1- Nüfus kayıt örneklerini; .....ç) Adlî makamlar, ......nüfus müdürlüklerinden doğrudan almaya yetkilidirler.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,

Madde 3/1-e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi,

Madde 5: 1- Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.

2- Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür:

a\) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.

b\) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.

c\) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.

ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.

d\) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.

e\) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.

f\) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.

Madde 28:1-Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:....d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi,

düzenlemelerine rastlanmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre kişinin nüfus kaydının kişisel veri niteliğinde olduğu tartışmasızdır. (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-d) Kişisel verilerin tamamen veya kısmen elde edilerek kaydedilmesi ise kişisel verilerin işlenmesidir. (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-e) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 5) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenebilmesi ise bu kuralın istisnasıdır.(Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 28/1-d) Kişisel veri olduğu açık olan nüfus kaydına ilişkin bir başka düzenleme olan Nüfus Hizmetleri Kanununun 9. maddesine göre ise nüfus kayıtları ve bu kayıtların tutulmasına dayanak olan belgeler gizlidir. Tüm bu hususlardan açıkça anlaşıldığı üzere kişisel veriler ve bu bağlamda nüfus kayıtları gizlidir, edinilip kaydedilmeleri ilgili kişinin açık rızasına bağlıdır ve bu durum gerek Anayasa, gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve gerekse kanunlarla düzenlenerek koruma altına alınmıştır.

Somut olayda davacı alacaklı vekilince icra müdürlüğünden sadece takip borçlusuna ait pasif tapu kayıtlarının celp edilmesi talep edilseydi bu talebin reddedilmesinin yukarıda ki anlatımlar ve mevzuat doğrultusunda usulüne uygun olmayacağı, nitekim borçlunun varsa pasif taşınmaz kayıtlarının sorgulanmasının , alacaklının bu yöndeki bir bilgiye kendisi ulaşamayacağından ve bu talebin yerine getirilmesi halinde ulaşacağı pasif taşınmaz kaydı vasıtası ile örneğin tasarrufun iptali gibi bir dava açarak alacağına kavuşma imkanına sahip olabileceğinden, pasif tapu kaydı sorgulamasında ulaşılacak bilginin borçlu adına daha önce kayıtlı bulunan taşınmaz bilgisi olup bu bilginin bu taşınmazın şimdiki maliki hakkında herhangi bir bilgi içermeyeceği, bu nedenle bu kaydın dosyaya dahil edilmesi, borçlu dışındaki herhangi bir 3.kişinin bilgilerinin dosyaya yansıması sonucunu doğurmayacağı gibi borcun tahsili için imkan sağlayabileceğinden pasif tapu kaydı istenmesinde alacaklının haklı menfaati bulunduğu açık ise de davacı alacaklı vekili taşınmazların pasif tapu kayıtlarını değil, üçüncü kişilere satışına ilişkin evrakların da celbini talep etmiş olup bu durumda takipte taraf olmayan yeni maliklere ilişkin kişisel verilerin dosyaya celp edilmesi gibi bir sonuç doğuracağından icra müdürlüğünün şikayete konu işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 09/08/2019 tarih, 2019/470 E, 2019/611 K. sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1- b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE ,

2- Alınması gerekli 54,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 10,00 TL harcın istinaf edenden alınarak hazineye irat kaydına,

3- İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4- HMK 333. madde gereğince kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,

5- Kararın taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2020