Bursa BAM - 6. Hukuk Dairesi (E. 2019/2251)
Bursa BAM, 6. HD., E. 2019/2251 K. 2020/62 T. 8.1.2020
Esas No.: 2019/2251
Karar No.: 2020/62
Karar Tarihi: 8.1.2020
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
DAVACI: F1 BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI
VEKİLİ: Av. K1
DAVALILAR: 1 -K2 - N1, 2 -K3 - N2
DAVANIN KONUSU: Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
Yukarıdaki mahal esas ve karar numarası ayrıntılı olarak belirtilen İlk Derece Mahkeme kararının süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya mündericatına tüm bilgi ve belger okunup tetkik edildikten sonra heyetçe yapılan müzakere sonunda duruşma açılmasına gerek görülmeksizin gereği görüşülüp düşünüldü.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 17/05/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; borçlular hakkında yürütülen icra takibi sırasında icra müdürlüğünden borçluların nüfus kayıt örneği çıkarılarak vefat eden anne babasından borçlulara intikal etmiş ya da edecek taşınır ve taşınmazların olup olmadığının sorgulanarak olduğu tespit edilirse bunlara haciz konulmasının talep edildiğini, icra müdürlüğünce talebin 14.05.2019 tarihinde reddedildiğini, bu ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip, davanın kabulü ile icra müdürlüğünün 14.05.2019 tarihli işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, "İİK.'nun 85 vd. maddeleri ile İİK.'nun 367. maddesine göre kural olarak icra müdürlüğünce haczi kabil olan borçluya ait mal ve haklarla ilgili bilgi toplanıp bunların haciz ve muhafazası yoluna gidilebilir. Bunun dışındaki icra müdürlüğünün 3. kişilere ait mal ve haklarla ilgili borçluya ait olup devredilmiş de olsa bilgi ve belge toplamak gibi bir görevi mevcut değildir. Bu nedenlerle icra müdürlüğünün şikayete konu 14.05.2019 tarihli işlemi usul ve yasaya uygundur." gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı alacaklı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf talebinde bulunulmuş olup, davacı kurum niteliği itibari ile harçtan muaftır.
Davacı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; Borçlunun anne babasının vefat edip etmemiş olduğunun başka yollardan tespitinin mümkün olmadığını, mevcut durumun mal kaçırmak kastı ile hareket eden borçluların, kötü niyetli davranışlarını desteklediğini, icra dairelerinin en temel görevinin alacaklının alacağına en kısa sürede ulaşmasını sağlamak olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı uyarınca; Başvuru, takip borçlusunun miras bırakanlarının nüfus kayıtlarının sorgulanması ve mirasen intikal edecek mal varlıklarına haciz konulması talebinin reddi işleminin iptali istemine ilişkindir.
Konu ile ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde;
TC Anayasası madde 13: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
TC Anayasası madde 20/3: Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 8: 1-Herkes, özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
2-Bu hakkın kullanımına, yasa/hukuk uyarınca olması ve ulusal güvenlik, kamu emniyeti ya da ülkenin ekonomik refahı, düzensizliğin ya da suçun önlenmesi, sağlığın ya da ahlakın korunması ya da başkalarının haklarının ve özgürlüklerinin korunması için demokratik toplumda gerekli olması hali istisna olmak üzere, bir kamu makamı tarafından bulunulmayacaktır.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,
Madde 3/1-e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi,
Madde 5: 1- Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.
2- Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür:
a\) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.
b\) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.
c\) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.
ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.
d\) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.
e\) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.
f\) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.
Madde 28: 1-Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:... d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi, düzenlemelerine rastlanmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre kişilerin nüfus kayıt ve mal varlığı bilgilerinin kişisel veri niteliğinde olduğu tartışmasızdır.
Somut olayda, icra dosyasının tarafı olmayan 3. Kişilere ait kişisel veri niteliğinde bulunan nüfus kayıtlarının icra müdürlüğünce sorgulanamayacağı, yargısal organlara tanınan istisnanın, ancak uyuşmazlığın tarafları açısından geçerli olabileceği, Anayasa'nın 20/3. maddesine göre aynı zamanda temel haklardan olan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının, 6698 Sayılı Yasanın 28/1-d maddesinin geniş yorumlanması ile daraltılamayacağı açıktır.
Bu itibarla, şikayete konu 14/05/2019 tarihli memur işlemi hukuken isabetli olup, açıklanan nedenlerle şikayetin reddine karar verilmesi gerekir ki, ilk derece mahkemesinin kararı da bu cihettedir.
HMK'nun 355. Maddesi kapsamında dairemizce resen dikkate alınması gereken herhangi bir kamu düzenine aykırılık da bulunmamaktadır.
Dolayısı ile tarafımızca izah olunan bu gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine oy birliği ile karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1- Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE
2- Davacı kurum niteliği itibariyle istinaf harçlarından muaf olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Dosyadaki gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,
5- Gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair yapılan inceleme sonunda İİK'nun 364. ve 7035 Sayılı Kanunun 31. Maddesi ile değişik HMK'nun 361/1 Maddeleri gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içersinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2020