İzmir BAM - 12. Hukuk Dairesi (E. 2019/2033)
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, 12. HD., E. 2019/2033 K. 2020/1101 T. 26.6.2020
Esas No.: 2019/2033
Karar No.: 2020/1101
Karar Tarihi: 26.06.2020
İSTİNAF KARARI
DAVANIN KONUSU: Şikayet (İcra Memur Muamelesi)
İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3203 Esas sayılı dosyasında K1 hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, hakkında alınmış olan ihtiyati haciz kararı çerçevesinde borçlu adına kayıtlı iken devri yapılmış olan pasif taşınmazların sorgusunun talep edildiğini ve taleplerinin kabul edilerek yapılan sorgulama neticesinde 4 adet taşınmazın borçlu tarafından devredildiğinin tespit edildiğini, icra müdürlüğüne borçlu K1 tarafından devredilen gayrimenkullerin devir aşamalarını ve sadece kimlere devredildiğini gösteren pasif tapu takyidat ve resmi senet örneklerinin Tapu Müdürlüğünden istenmesi talebinin ise reddine karar verildiğini, borçlu adına kayıtlı olup ta icra takibinden önce devri yapılan taşınmazların sorgulamalarının nedeninin İİK 277 ve devamında düzenlenmiş olan tasarrufun iptali davası açmak suretiyle iptalini talep ve nihayetinde alacağı tahsil etmek olduğunu beyanla şikayetin kabulü ile 16/07/2019 tarihli müdürlük işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Dava hasımsız açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İzmir 2.İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde şikayetin reddinekarar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki hususları aynen tekrar etmiş, alacaklı vekili sıfatıyla borçlu K1 hakkında başlattıkları takibin kesinleştiğini, İİK çerçevesinde borçlu adına kayıtlı iken devri yapılmış olan pasif taşınmazların sorgulanması neticesinde 4 adet taşınmazın borçlu tarafından bankadan kredi kullandıktan sonra ve hakkında icra takip işlemleri başlamadan hemen önce devredildiğinin tespit edildiğini, tespit edilen taşınmazların devir aşamalarını ve kimlere devredildiğini gösteren pasif tapu takyidat örneklerinin tapu müdürlüğünden istenmesi talebinin hukuka ve kanuna aykırı olarak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırı olduğu belirtilerek reddedildiğini, bu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu kararın doğru kabul edilmesi halinde İİK 'da düzenlenmiş ve etkili bir tahsilat mekanizması olan tasarrufun iptali davasının işletilemeyeceğini beyanla istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Alacaklı şikayetçi tarafından borçlu K1 aleyhine ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliğinden sonra takibin kesinleştiği, alacaklı vekili tarafından talep edilmesi üzerine borçlu adına kayıtlı iken devri yapılmış olan pasif taşınmazların sorgulamasının icra müdürlüğünce yapılmış olduğu, alacaklı vekilinin borçlu adına kayıtlı olup ta icra takibinden önce devri yapılan taşınmazların devir aşamaları ve kimlere devredildiğini gösteren pasif tapu takyidat örneklerinin tapu sicil müdürlüğünden istenmesini talep ettiği, 16/07/2019 tarihinde icra müdürlüğü tarafından alacaklı vekilinin 3.kişilere devredilmiş olan taşınmazların devir işlemlerine ilişkin tapu kaydı ve satış sözleşmelerinin takip dosyasına istenilmesi yönündeki talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Dava; memur muamelesini şikayete yöneliktir.
Konu ile ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde,
TC Anayasası madde 13: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
TC Anayasası madde 20/3: Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 8: 1-Herkes, özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
2-Bu hakkın kullanımına, yasa/hukuk uyarınca olması ve ulusal güvenlik, kamu emniyeti ya da ülkenin ekonomik refahı, düzensizliğin ya da suçun önlenmesi, sağlığın ya da ahlakın korunması ya da başkalarının haklarının ve özgürlüklerinin korunması için demokratik toplumda gerekli olması hali istisna olmak üzere, bir kamu makamı tarafından bulunulmayacaktır.
Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 9: 1-Nüfus kayıtları ve bu kayıtların tutulmasına dayanak olan belgeler gizlidir. Bunlar, yetkili ve sorumlu memurlar ile teftiş ve denetim yetkisi olanlar dışında kimse tarafından görülüp incelenemez. Mahkemeler bu hükmün dışındadır.
2-Nüfus kayıtlarına bu bilgileri işleyen memurlar ve Kimlik Paylaşımı Sistemi kapsamında nüfus kayıtlarından faydalanan diğer görevliler de bu gizliliğe uymak zorundadırlar. Bu yükümlülük, kamu görevlilerinin görevlerinden ayrılmalarından sonra da devam eder.
Madde 44: 1- Nüfus kayıt örneklerini; .....ç) Adlî makamlar, ......nüfus müdürlüklerinden doğrudan almaya yetkilidirler.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-d)Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,
Madde 3/1-e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi,
Madde 5:1- Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.
2- Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür:
a\) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.
b\) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.
c\) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.
ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.
d\) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.
e\) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.
f\) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.
Madde 28:1-Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:....d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi, düzenlemelerine rastlanmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre kişinin nüfus kaydının kişisel veri niteliğinde olduğu tartışmasızdır. (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-d) Kişisel verilerin tamamen veya kısmen elde edilerek kaydedilmesi ise kişisel verilerin işlenmesidir. (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-e) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 5) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenebilmesi ise bu kuralın istisnasıdır.(Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 28/1-d) Kişisel veri olduğu açık olan nüfus kaydına ilişkin bir başka düzenleme olan Nüfus Hizmetleri Kanununun 9. maddesine göre ise nüfus kayıtları ve bu kayıtların tutulmasına dayanak olan belgeler gizlidir. Tüm bu hususlardan açıkça anlaşıldığı üzere kişisel veriler ve bu bağlamda nüfus kayıtları gizlidir, edinilip kaydedilmeleri ilgili kişinin açık rızasına bağlıdır ve bu durum gerek Anayasa, gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve gerekse kanunlarla düzenlenerek koruma altına alınmıştır.
Somut olayda davacı alacaklı vekilince icra müdürlüğünden sadece takip borçlusuna ait pasif tapu kayıtlarının celp edilmesi talep edilseydi bu talebin reddedilmesinin yukarıda ki anlatımlar ve mevzuat doğrultusunda usulüne uygun olmayacağı, nitekim borçlunun varsa pasif taşınmaz kayıtlarının sorgulanmasının , alacaklının bu yöndeki bir bilgiye kendisi ulaşamayacağından ve bu talebin yerine getirilmesi halinde ulaşacağı pasif taşınmaz kaydı vasıtası ile örneğin tasarrufun iptali gibi bir dava açarak alacağına kavuşma imkanına sahip olabileceğinden, pasif tapu kaydı sorgulamasında ulaşılacak bilginin borçlu adına daha önce kayıtlı bulunan taşınmaz bilgisi olup bu bilginin bu taşınmazın şimdiki maliki hakkında herhangi bir bilgi içermeyeceği, bu nedenle bu kaydın dosyaya dahil edilmesi, borçlu dışındaki herhangi bir 3.kişinin bilgilerinin dosyaya yansıması sonucunu doğurmayacağı gibi borcun tahsili için imkan sağlayabileceğinden pasif tapu kaydı istenmesinde alacaklının haklı menfaati bulunduğu, dosya kapsamına göre davacı alacaklı vekilince daha önce borçlu adına kayıtlı iken devri yapılmış olan pasif taşınmazların sorgulanmasının talep olunduğu ve icra müdürlüğünce pasif taşınmazların sorgulamasının yapıldığı, davacı alacaklı vekilinin daha sonra ise taşınmazların devrine ilişkin bilgilerin celbini talep ettiği, bu durumun takipte taraf olmayan yeni maliklere ilişkin kişisel verilerin dosyaya celp edilmesi gibi bir sonuç doğuracağından icra müdürlüğünün şikayete konu işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 15/08/2019 tarihli, 2019/560 E. ve 2019/651 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1- b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gerekli 54,40 TL İstinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 10,00 TL harcın istinaf edenden tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4- Kararın taraflara tebliğine,
5- HMK 333. madde gereğince kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK 'nun 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2020