GDPR İlgili Dibaceler 3 dibace
Recital 136
In applying the consistency mechanism, the Board should, within a determined period of time, issue an opinion, if a majority of its members so decides or if so requested by any supervisory authority concerned or the Commission. The Board should also be empowered to adopt legally binding decisions where there are disputes between supervisory authorities. For that purpose, it should issue, in principle by a two-thirds majority of its members, legally binding decisions in clearly specified cases where there are conflicting views among supervisory authorities, in particular in the cooperation mechanism between the lead supervisory authority and supervisory authorities concerned on the merits of the case, in particular whether there is an infringement of this Regulation.
Recital 138
The application of such mechanism should be a condition for the lawfulness of a measure intended to produce legal effects by a supervisory authority in those cases where its application is mandatory. In other cases of cross-border relevance, the cooperation mechanism between the lead supervisory authority and supervisory authorities concerned should be applied and mutual assistance and joint operations might be carried out between the supervisory authorities concerned on a bilateral or multilateral basis without triggering the consistency mechanism.
Recital 143
Any natural or legal person has the right to bring an action for annulment of decisions of the Board before the Court of Justice under the conditions provided for in Article 263 TFEU. As addressees of such decisions, the supervisory authorities concerned which wish to challenge them have to bring action within two months of being notified of them, in accordance with Article 263 TFEU. Where decisions of the Board are of direct and individual concern to a controller, processor or complainant, the latter may bring an action for annulment against those decisions within two months of their publication on the website of the Board, in accordance with Article 263 TFEU. Without prejudice to this right under Article 263 TFEU, each natural or legal person should have an effective judicial remedy before the competent national court against a decision of a supervisory authority which produces legal effects concerning that person. Such a decision concerns in particular the exercise of investigative, corrective and authorisation powers by the supervisory authority or the dismissal or rejection of complaints. However, the right to an effective judicial remedy does not encompass measures taken by supervisory authorities which are not legally binding, such as opinions issued by or advice provided by the supervisory authority. Proceedings against a supervisory authority should be brought before the courts of the Member State where the supervisory authority is established and should be conducted in accordance with that Member State's procedural law. Those courts should exercise full jurisdiction, which should include jurisdiction to examine all questions of fact and law relevant to the dispute before them. Where a complaint has been rejected or dismissed by a supervisory authority, the complainant may bring proceedings before the courts in the same Member State. In the context of judicial remedies relating to the application of this Regulation, national courts which consider a decision on the question necessary to enable them to give judgment, may, or in the case provided for in Article 267 TFEU, must, request the Court of Justice to give a preliminary ruling on the interpretation of Union law, including this Regulation. Furthermore, where a decision of a supervisory authority implementing a decision of the Board is challenged before a national court and the validity of the decision of the Board is at issue, that national court does not have the power to declare the Board's decision invalid but must refer the question of validity to the Court of Justice in accordance with Article 267 TFEU as interpreted by the Court of Justice, where it considers the decision invalid. However, a national court may not refer a question on the validity of the decision of the Board at the request of a natural or legal person which had the opportunity to bring an action for annulment of that decision, in particular if it was directly and individually concerned by that decision, but had not done so within the period laid down in Article 263 TFEU.
Dibace 136
Kurul, tutarlılık mekanizmasını uygularken, üyelerinin çoğunluğunun bu yönde karar vermesi veya herhangi bir ilgili denetim makamının veya Komisyonun bu yönde talepte bulunması durumunda, belirli bir süre içinde görüş bildirmelidir. Kurul, denetim makamları arasında anlaşmazlıklar olması durumunda hukuki bağlayıcılığı olan kararlar alma yetkisine de sahip olmalıdır. Bu amaçla Kurul, denetim makamları arasında, özellikle de işbirliği mekanizması içinde baş denetim makamı ve ilgili denetim makamları arasında, davanın esası ve özellikle bu Tüzük'ün ihlal edilip edilmediği konusunda çelişkili görüşlerin bulunduğu, açıkça belirlenmiş durumlarda, ilke olarak üyelerinin üçte iki çoğunluğuyla hukuki bağlayıcılığı olan kararlar almalıdır.
Dibace 138
Söz konusu mekanizmanın uygulanması, bunun uygulanmasının zorunlu olduğu durumlarda, denetim makamı tarafından alınan ve hukuki sonuçlar doğurması amaçlanan tedbirin hukuka uygunluğu için bir koşul olmalıdır. Sınır ötesi ile ilişkili diğer durumlarda, baş denetim makamı ve ilgili denetim makamları arasında işbirliği mekanizması uygulanmalıdır ve ilgili denetim makamları arasında karşılıklı yardım ve ortak operasyonlar, tutarlılık mekanizmasını harekete geçirmeden, ikili veya çok taraflı olarak yürütülebilmelidir.
Dibace 143
Herhangi bir gerçek veya tüzel kişi, ABİA'nın 263. maddesinde öngörülen koşullar çerçevesinde Kurul kararlarının iptali için Adalet Divanında dava açma hakkına sahiptir. Bu tür kararların muhatapları sıfatıyla, bunlara itiraz etmek isteyen ilgili denetim makamlarının, ABİA'nın 263. maddesi uyarınca, söz konusu kararların kendilerine bildirildiği tarihten itibaren iki ay içinde dava açmaları gerekir. Kurul'un kararları veri sorumlusu, veri işleyen veya şikâyet sahibini doğrudan ve kişisel olarak ilgilendirdiğinde, ABİA'nın 263. maddesi uyarınca, bunlar, söz konusu kararların Kurul'un internet sitesinde yayımlandığı tarihten itibaren iki ay içinde iptal davası açabilir. ABİA'nın 263. maddesinde öngörülen söz konusu hakka halel gelmeksizin, her gerçek veya tüzel kişi için, bir denetim makamının söz konusu kişiyle ilgili hukuki sonuçlar doğuran bir kararına karşı yetkili bir ulusal mahkemede etkili bir hukuk yolu olmalıdır. Böyle bir karar, özellikle denetim makamı tarafından soruşturma, düzeltme ve izin verme yetkilerinin kullanılması veya şikâyetlerin geri çevrilmesi ya da reddedilmesi ile ilgilidir. Ancak, etkili bir hukuk yoluna başvurma hakkı, denetim makamı tarafından bildirilen görüş veya bulunulan tavsiye gibi denetim makamları tarafından alınan ve hukuki bağlayıcılığı bulunmayan tedbirleri kapsamaz. Bir denetim makamına karşı açılacak davalar denetim makamının kurulu olduğu Üye Devlet’in mahkemelerinde açılmalıdır ve söz konusu Üye Devlet'in usul hukuku uyarınca yürütülmelidir. Bu mahkemeler, huzurlarına getirilen uyuşmazlıkla ilgili tüm maddi ve hukuki meselelerin incelenmesine yönelik yargı yetkisi de dâhil, tam yargı yetkisine sahip olmalıdır. Bir şikâyetin denetim makamı tarafından reddedildiği veya geri çevrildiği durumlarda, şikâyet sahibi aynı Üye Devlet'te bulunan bir mahkemede dava açabilir. Bu Tüzük'ün uygulanması ile ilgili hukuk yolları kapsamında, kendi kararını vermek için konuya ilişkin bir karara gerek duyan ulusal mahkemeler, bu Tüzük dâhil, Birlik hukukunun yorumlanması için Adalet Divanından bir ön karar talebinde bulunabilir veya ABİA'nın 267. maddesinde öngörülen durumda, bulunmalıdır. Ayrıca, bir denetim makamının, Kurul'un bir kararını uygulayan kararına, bir ulusal mahkeme önünde itiraz edildiğinde ve Kurul'un kararının geçerliliği ihtilaf konusu olduğunda, söz konusu ulusal mahkemenin Kurul'un kararını hükümsüz ilan etme yetkisi yoktur fakat kararın hükümsüz olduğunu değerlendirmesi halinde, Adalet Divanı tarafından yorumlandığı şekliyle, ABİA'nın 267. maddesi uyarınca hükümsüzlük hususunda Adalet Divanı'na başvurmalıdır. Ancak ulusal mahkeme, özellikle söz konusu karar kendilerini doğrudan ve kişisel olarak ilgilendiriyorsa, bu kararın iptali için dava açma hakkı bulunan ancak ABİA'nın 263. maddesinde belirtilen süre içinde dava açmamış olan gerçek veya tüzel kişilerin talebi üzerine, Kurul'un verdiği kararın hükümsüzlüğü hususunda bir başvuruda bulunamaz.
Bağlayıcı kararın verileceği haller
GDPR m.65, Tüzüğün somut olaylarda doğru ve tutarlı uygulanmasını sağlamak üzere Avrupa Veri Koruma Kurulunun bağlayıcı karar vereceği üç uyuşmazlık grubunu düzenler.1 Bu yol, her denetim makamı görüş ayrılığı için başvurulabilecek genel bir itiraz mercii değildir.
Birinci grup, m.60/4 kapsamında karar taslağına ilgili ve gerekçeli itiraz edilmesine rağmen baş denetim makamının itirazı kabul etmemesi veya itirazı bu niteliklerden yoksun saymasıdır. İkinci grup, hangi ilgili denetim makamının veri sorumlusu veya veri işleyenin ana kuruluşu bakımından yetkili olduğu konusundaki çatışmadır. Üçüncü grup ise m.64/1'de görüş alınması zorunlu olduğu halde Kurula başvurulmaması veya Kurul görüşünün izlenmemesidir.2
GDPR m.65'teki bağlayıcı karar, makamlar arasındaki uyuşmazlığı çözer. Veri sorumlusu, veri işleyen veya şikayetçi bakımından sonuç doğuran nihai işlem, m.65/6 uyarınca yetkili denetim makamınca ayrıca kabul edilecektir.3
İtirazın çizdiği inceleme alanı
GDPR m.65/1-a kapsamındaki bağlayıcı karar, ilgili ve gerekçeli itirazın konusu olan bütün meseleleri kapsar. Kurul özellikle somut olayda Tüzüğün ihlal edilip edilmediğini inceleyebilir.1 Bununla birlikte uyuşmazlık çözümü, itirazla bağlantısı bulunmayan her hususun dosyaya eklenebileceği sınırsız bir yeniden inceleme yolu değildir.
İtirazın kapsamı belirlenirken yalnız sonuç talebine bakılmaz. İtirazın dayandığı hukuki ve maddi gerekçeler ile karar taslağında değiştirilmesi istenen kısım birlikte incelenecektir.2 Bu sınır, hem baş denetim makamının hangi konuda cevap vermesi gerektiğini hem de Kurulun bağlayıcı kararının hangi meseleleri çözebileceğini belirler.
Kurul, ilgili ve gerekçeli itirazın taşıdığı uyuşmazlığı karara bağlar. İtirazın m.4/24'te aranan nitelikleri taşıyıp taşımadığı konusunda baş denetim makamı ile ilgili makam anlaşamıyorsa bu nitelendirme de m.65/1-a kapsamındaki incelemeye dahildir.3
Yetki çatışması ve Kurul görüşünün izlenmemesi
İlgili denetim makamları, hangi makamın ana kuruluş bakımından yetkili olduğu konusunda farklı görüşlere sahipse Kurul m.65/1-b uyarınca bağlayıcı karar verir. Bu uyuşmazlık, m.4/16'daki ana kuruluş tanımı ile m.56'daki baş denetim makamı yetkisinin somut olaya uygulanmasına ilişkindir.1
Yetki çatışmasının çözümü, daha sonra yürütülecek m.60 usulünün hangi makam tarafından yönetileceğini belirler. Kurulun bu konuda verdiği karar, yalnız coğrafi bir bağlantı tespiti değildir. Karar taslağını hazırlayacak ve ilgili makamlarla uzlaşma sürecini yürütecek baş denetim makamını belirler.
GDPR m.64/1 kapsamındaki görüş alınmamışsa veya Kurul görüşü izlenmemişse m.65/1-c uygulanır. Bu halde herhangi bir ilgili denetim makamı veya Komisyon konuyu Kurula götürebilir.2 Kurulun m.64 uyarınca verdiği görüş doğrudan bağlayıcı olmasa da görüş alma ve görüşten ayrılmayı gerekçelendirme yükümlülükleri bağlayıcıdır. Bu yükümlülüklere uyulmaması, m.65'te bağlayıcı karar verilmesine yol açabilir.3
Karar süresi, çoğunluk ve bekleme yükümlülüğü
Kurul, m.65/1 kapsamındaki bağlayıcı kararı konunun kendisine iletilmesinden itibaren bir ay içinde üyelerinin üçte iki çoğunluğuyla kabul eder. Konunun karmaşıklığı nedeniyle süre bir ay daha uzatılabilir. Karar gerekçeli olmalı, baş denetim makamı ile bütün ilgili denetim makamlarına iletilmelidir.1
İki aylık toplam süre içinde üçte iki çoğunluk sağlanamazsa Kurul, ikinci ayın bitiminden sonraki iki hafta içinde basit çoğunlukla karar verir. Oyların eşitliği halinde Başkanın oyu belirleyicidir.2 Bu ikinci aşama, çoğunluk sağlanamaması nedeniyle uyuşmazlığın kararsız kalmasını önler.
İlgili denetim makamları, konu Kurul önündeyken ve m.65/2-3'teki süreler dolmadan aynı mesele hakkında karar veremez.3 Bekleme yükümlülüğü, Kurulun bağlayıcı kararını ulusal kararlar verildikten sonra yapılan soyut bir değerlendirmeye dönüşmekten korur.
Kurul kararı ve nihai denetim makamı kararı
Kurul kararı baş denetim makamı ile diğer ilgili denetim makamlarını bağlar. Kurul Başkanı kararı bu makamlara gecikmeksizin bildirir ve Komisyonu bilgilendirir. Karar, yetkili makam m.65/6'daki nihai kararını bildirdikten sonra Kurulun internet sitesinde yayımlanır.1
Kurul kararının bildirilmesinden sonra baş denetim makamı veya duruma göre şikayetin yapıldığı denetim makamı, gecikmeksizin ve en geç bir ay içinde nihai kararını kabul eder. Nihai karar Kurul kararına dayanmalı, ona açıkça göndermede bulunmalı ve Kurul kararını ekinde taşımalıdır. Kurul kararı ile nihai denetim makamı kararı ayrı işlemlerdir. Veri sorumlusu, veri işleyen ve ilgili kişi bakımından somut sonuç doğuran karar, m.60/7-9 uyarınca kabul edilen nihai karardır.2
Kurul kararından doğrudan ve bireysel olarak etkilenen kişiler, TFEU m.263'teki şartlarla Kurul kararının iptalini isteyebilir. Bu şartları taşımayan şikayetçi ise nihai denetim makamı kararına karşı ulusal yargı yoluna başvuracaktır.3
KVKK ile karşılaştırma
GDPR m.65, farklı denetim makamları arasındaki uyuşmazlığı Avrupa Veri Koruma Kurulunun bağlayıcı kararıyla çözer. KVKK'da bu yapının doğrudan karşılığı bulunmaz. KVKK m.19/4 uyarınca Kurumun karar organı olan Kurul, ilgili kişilerin şikayetlerini karara bağlar ve ihlal iddiasını öğrendiğinde resen inceleme yapabilir.1
KVKK m.15/5, ihlal tespit edildiğinde Kurulun hukuka aykırılıkların veri sorumlusu tarafından giderilmesine karar vermesini düzenler. Bu karar doğrudan veri sorumlusuna tebliğ edilir ve en geç otuz gün içinde yerine getirilir.2 GDPR m.65'te ise önce denetim makamlarını bağlayan Kurul kararı, ardından veri sorumlusu, veri işleyen veya ilgili kişi bakımından sonuç doğuran nihai ulusal makam kararı kabul edilir. Bu iki aşamalı makamlar arası yapı KVKK şikayet usulünde yer almaz.