"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/553 E., 2023/49 K.
SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; katılan vekilinin temyiz isteği yönünden, katılan ...'un karar tarihinden sonra 14.07.2023 hâkim havale tarihli dilekçesi ile sanığa yönelik şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi nedeniyle hakkındaki katılmanın hükümsüz kalmasından dolayı kamu davasında katılan sıfatı bulunmayan ... adına vekilinin sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, sanığın temyiz isteği yönünden ise 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin 22.06.2016 tarihli hükme yönelik katılanın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 08.06.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 01.06.2023 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, aynı fiil nedeniyle hakkında mükerrer dava açıldığının gözetilmediğine, delillerin incelenmesi ve hukuka uygunluk nedenleri hususunda eksik değerlendirmeler ile gerekçeden yoksun şekilde mahkûmiyetine karar verildiğine, mahkemelere delil sunmanın suç teşkil edeceğini düşünmeden bu konudaki kaçınılmaz hatasından dolayı fiili durumda yanılarak hukuki bir yanılgıya düşmesine rağmen 5237 sayılı TCK'nın 30/1. maddesi değerlendirilmeksizin cezalandırıldığına, kasten hareket etmediği gözetilmeden hak yoksunluklarına karar verildiğine, usûl ve kanuna ayırı şekilde verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık ...'ın,... Devlet Hastanesine başvurarak, eşi olan katılana ait psikiyatri servisince düzenlenen istirahat raporunu alıp, bu raporu katılan ile arasında ceza davası bulunan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanığa katılanın rızası olmaksızın verdiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Katılan ...'un karar tarihinden sonra 14.07.2023 hâkim havale tarihli dilekçesi ile sanığa yönelik şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi nedeniyle hakkındaki katılmanın 5271 sayılı CMK'nın 243/1. maddesi uyarınca hükümsüz kalmasından dolayı aynı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatı bulunmayan ... adına vekilinin 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Dosya kapsamına göre katılan ...’ın, 25.02.2015 tarihinde... Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniği’nde, 01.04.2015 tarihinde... Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Hastaları Polikliniği’nde muayene edilerek, sağlık kurulu tarafından, “Orta Depresif Nöbet” ve “Majör Depresif Nöbet” tanıları konulup, hakkında 25.02.20 15... .04.2015 tarihli istirahat raporlarının düzenlenmesinden ve katılan ile sanık ...’ın karşılıklı boşanma davaları açmalarından bir süre sonra, tarafların komşusu olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık ...’in 15 yaşındaki kızı ile katılan arasında başlayan ve sanık ... ile akrabalarının katılımıyla sona eren tartışmadan dolayı sanık ...’in kızının katılana yönelik 03.10.2015 tarihinde işlediği basit yaralama ve hakaret suçlarından yargılanması talebiyle kamu davası açıldığı dönemde, sanık ...’ın,... Devlet Hastanesi Baştabipliği’ne müracaat ederek, 02.11.2015 tarihli dilekçe ile eşi olan katılan hakkında 2015 yılında verilen raporların tarafına verilmesini talep ettiği ve katılan hakkındaki 25.02.20 15... .04.2015 tarihli istirahat raporlarını temin ettikten sonra, katılana ait 02.04.2015 tarihli istirahat raporunun bir örneğini, ceza davasına delil olarak sunması için diğer sanık ...’e verdiği, sanık ...’in de katılanın asılsız iddialarda bulunduğunu ispatlamak amacıyla söz konusu rapor örneğini ceza davasına sunduğu olayda, sanık ...’ın, katılanın sağlık durumuna ilişkin kişisel veri niteliğindeki rapor örneğini ele geçirip, diğer sanık ...’e katılanın rızası olmaksızın vermesi karşısında, sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK’nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, hükmün başında; 02.11.2015 olan suç tarihinin "2016" biçiminde yanlış ve eksik yazılması hukuka aykırı bulunmuş ise de hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Lehine vekâlet ücreti takdir edilen katılan ...'un karar tarahinden sonra 14.07.2023 hâkim havale tarihli dilekçesi ile sanığa yönelik şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi nedeniyle hakkındaki katılmanın 5271 sayılı CMK'nın 243/1. maddesi uyarınca hükümsüz kalmasından dolayı adı geçen lehine sanık ... aleyhine vekâlet ücreti hükmedilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenle... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının vekâlet ücreti hükmolunan (3) numaralı bölümündeki "9.200,00 TL vekalet ücretinin sanıklardan eşit oranda" ibarelerinin, "4.600,00 TL vekâlet ücretinin sanık ...'den" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2026 tarihinde karar verildi.