Danıştay

Esas 2020/847
Karar 2020/3028

2. Daire

BOZMA

Karar Özeti

E:2020/12, K:2020/64sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. Dava Konusu İstem: Dava; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığında Mali Hizmetler Uzman Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nca 11 - 12 Mayıs 2013 tarihlerinde yazılı, 30 Temmuz - 02 Ağustos 2013 tarihleri arasında sözlü bölümü yapılan vergi müfettiş...

Karar Metni

Danıştay Kararı - 2. Daire (E. 2020/847)

Danıştay Kararı - 2. D., E. 2020/847 K. 2020/3028 T. 20.10.2020

İSTEMİN KONUSU: Ankara 5.İdare Mahkemesince verilen 14/01/2020günlü, E:2020/12, K:2020/64sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem: Dava; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığında Mali Hizmetler Uzman Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nca 11 - 12 Mayıs 2013 tarihlerinde yazılı, 30 Temmuz - 02 Ağustos 2013 tarihleri arasında sözlü bölümü yapılan vergi müfettiş yardımcılığı giriş sınavında başarılı olan davacının, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği 15. maddesine istinaden,Vergi Müfettiş Yardımcılığı'na atamasının gerçekleştirilmesi talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin 03/01/2019 günlü E:2016/11854, K:2019/57 sayılı bozma kararına uyularak verilen Ankara5.İdareMahkemesinin temyize konu kararıyla; Maliye Bakanlığı Personeli Hakkında Yapılacak Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönergesi'ne göre, davacının görev yapacağı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın gizlilik dereceli birimlerden ve atanacağı vergi müfettiş yardımcısı kadro unvanının da gizlilik dereceli görevlerden olduğu; hakkında açılan dava sonucunda, "Bıçak veya Diğer Aletleri İzinsiz Olarak Satma, Satın Alma, Taşıma veya Bulundurma" ve "Hakaret, Basit Yaralama ve Kamu Malına Zarar Verme" suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların davacı hakkında hukuki sonuç doğurmadığının açık olduğu, buna göre, davacının fiillerinin niteliği gereği gizlilik dereceli birimlerde görev yapmak açısından tehlike arz edip etmeyeceğinin irdelenmesi mümkün olmakla birlikte, Maliye Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu'nun 27/12/2013 gün ve 2013-9 sayılı kararında sadece anılan mahkumiyet hükümleri yönünden değerlendirme yapılarak bir sonuca ulaşıldığı ve dava konusu işlemin bu komisyon kararına dayalı olarak tesis edildiği anlaşıldığından, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin 15. maddesi uyarınca davacının vergi müfettiş yardımcısı olarak atamasının yapılmamasına ilişkinişlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; stratejik öneme sahip bir birimde çalışacak olması nedeniyle hakkında güvenlik ve arşiv araştırması yapılan davacının, "Bıçak veya Diğer Aletleri İzinsiz Olarak Satma, Satın Alma, Taşıma veya Bulundurma" ve "Hakaret, Basit Yaralama ve Kamu Malına Zarar Verme" suçlarını işlediği yapılan yargılamalarla da sabit görülen fiilleri nedeniyle denetimli serbestlik kararı verildiği, bu nedenle, Maliye Bakanlığı Değerlendirme Komisyonunun 27/12/2013 günlü kararı ile vergi müfettiş yardımcısı kadrosuna atanmasının uygun görülmediği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek, mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Davacı tarafından; daha önce işlediği çeşitli suçlar sebebiyle atamasının gerçekleştirilmediği belirtilmişse de, davalı idarenin işbu savunmasının kötüniyetli olduğu, 4045 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin bir arada değerlendirilmesinden; kamu kurum ve kuruluşlarının, devletin güvenliği, ulusal bütünlük ve ülkenin iç ve dış menfaatleri ile alakalı gizli bilgi veya belgelerin bulunduğu birimlerinde görev yapacak personel hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması ve bu kapsamda ilgili kişi hakkında elde edilen bilgilerin olumsuz çıkması halinde, o kişinin söz konusu birimlerde görev yapmasının sakınca doğurup doğurmayacağının bu amaçla oluşturulacak komisyon tarafından değerlendirilmesi gerektiği, bahsi geçen düzenlemelerin amacından da açıkça anlaşıldığı üzere kişi hakkındaki her türlü mahkumiyetin söz konusu birimlerde görev yapmasına engel teşkil etmeyeceği, kişi hakkında elde edilen bilgilerin, niteliği gereği gizlilik dereceli birimlerde görev yapmak açısından tehlike arz edip etmeyeceği yönünden irdelenmesi gerektiği, açılan dava sonucunda verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının hakkında hukuki sonuç doğurmadığı, idarenin işleminin hukuka aykırı olduğu, ilk derece mahkemesi kararının onanması gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: K1

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:

Davacının vergi müfettiş yardımcılığı yazılı ve sözlü sınavlarında başarılı olması üzerine, hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması sonucunda; Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20/03/2008 tarihli ve E:2007/545, K:2008/270 sayılı kararıyla "Bıçak veya Diğer Aletleri İzinsiz Olarak Satma, Satın Alma, Taşıma veya Bulundurma" suçuyla ilgili olarak yapılan yargılaması sonucunda 5136 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği sabit görülerek 5 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 01/06/2010 tarihli ve E:2010/4865, K:2010/7765 sayılı kararı ile bozulması üzerine Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 03/03/2011 tarihli ve E:2010/628, K:2011/214 sayılı kararıyla, davacının bozma kararı uyarınca sabit olan suçundan yargılanmasına ve hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına karar verildiği ve bu kararın da 18/03/2011 tarihinde kesinleştiği; yine davacının daha önce, "Hakaret, Basit Yaralama ve Kamu Malına Zarar Verme" suçlarından dolayı yapılan yargılaması sonucunda da, Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06/05/2008 tarihli ve E:2007/482, K:2008/265 sayılı kararı ile "Yaralama" suçundan 150 gün adli para cezası, "Hakaret" suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası, "Kamu Malına Zarar Verme" suçundan da 5 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezalara yönelik davacı hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-8. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması nedeniyle, Maliye Bakanlığı Değerlendirme Komisyonu Başkanlığının 27/12/2013 gün ve 2013-9 sayılı kararıyla; davacının atamasının uygun görülmediğine ilişkin kararına Maliye Bakanı tarafından Olur verilmesi üzerine, davacının atamasının yapılmamasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

24/03/2016 tarih ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun "Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenme Şartları" kenar başlıklı 6. maddesinde, (1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, ... ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır. (3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir...";"İstisnalar" kenar başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, " Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hâllerde uygulanmaz: ... ç) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesi, d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi..." kurallarına yer verilmiştir.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesinde, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim, askerî hâkim, Cumhuriyet Başsavcılığı veya askerî savcılık tarafından istenmesi halinde verilmek üzere kaydedilir." hükmü yer almaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranılan genel ve özel şartlar belirtilerek, özel şartlar arasında kurumların özel kanun ve diğer mevzuatında aranan şartları taşımak gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Maliye Bakanlığı Personeli Hakkında Yapılacak Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönergesi'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde;"Bu yönerge; Maliye Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında görevli bulunan personel ile ilk defa, yeniden veya kurumlararası naklen atanacaklardan gizlilik dereceli birim, kısım ve görevlerde çalıştırılması düşünülenler ile yurtdışı teşkilatında sürekli görevlendirilecek bütün personelin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin usul ve esasları kapsar."; "Gizlilik Dereceli Birim, Kısım ve Görevler" başlıklı 6. maddesinde;"a) Merkez teşkilatında; 1- Müsteşarlık ve Müsteşar Yardımcılığı makamlarının özel büroları, ana hizmet birimlerinin denetim birimi başkanlıkları, özel büroları ile personel şubesi müdürlükleri, danışma ve denetim birimlerinin ve yardımcı birimlerin özel büroları ile personel şubesi müdürlükleri, 2- Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı, Personel Genel Müdürlüğü, Savunma Sekreterliği ve Özel Kalem Müdürlüğü, b) Taşra teşkilatında; Defterdarlık, Gelirler Bölge Müdürlüğü ve İşletme Bölge Müdürlüğü bünyesindeki denetmenler büroları, özel bürolar ile personel birimleri, c) Yurtdışı teşkilatında; Maliye Müşavirlikleri ile Maliye Ataşelikleri. B- Gizlilik dereceli görevleri yürüten personel: a) Unvanına bakılmaksızın yukarıda (A) bendinde sayılan yerlerde görevlendirilen personel, b) Görevli olduğu yer dikkate alınmaksızın, Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında çalışan müdür ve daha üst düzeydeki personel, koruma ve güvenlik görevlileri ile kozmik evrak personeli, c) Kontrolörler ve Stajyer kontrolörler, d) Hazine avukatları, e) Özel Yönetmeliği bulunan merkez teşkilatı uzmanları ile denetmenler ve bunların yardımcıları, f) Birim amirince (Merkez ve döner sermaye teşkilatında Genel Müdür, Başkan veya Müstakil Daire Başkanı, taşra teşkilatında Defterdar veya Bölge Müdürü) hakkında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması yaptırılması uygun görülen personel" kurallarına yer verilmiştir.

4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ve Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan halinde, "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; ... askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği ve tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti birim ve kısımlarının tanımlarının yapılması güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir." hükmü bulunmaktadır.

12/04/2000 tarih ve 24018 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) "Kapsam" kenar başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeleri, bunların toplanmasını ve işlemini yürüten bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili birim ve kısımlarının belirlenmesini, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personeli, ayrıca bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatlarında sürekli görevlendirilecek bütün personel için yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının esas ve usullerini, bunu yapacak mercileri, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak gizlilik dereceli yerlerde çalışan kamu personeli ile meslek grupları ve üst kademe yöneticilerini kapsar."; "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapacak Makamlar" kenar başlıklı 7. maddesinde, "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yapılır. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı´ndaki bilgi kayıtları ile Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü´ndeki adli sicil kaydı, talepleri üzerine, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak makamlar ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilgili birimlerine verilir.";"Hakkında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılacak Personel" kenar başlıklı 8. maddesinde,"Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması; gizlilik dereceli birim ve kısımlar ile askeri, emniyet, istihbarat teşkilatlarında ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılacak personel hakkında yapılır. Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını; bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımları ile yurtdışı teşkilatında ve askeri, emniyet, istihbarat teşkilatlarında ve ceza infaz kurumu ve tutukevlerinde çalıştırılacak personel hakkında yapar."

kurallarına yer verilmiştir.

Aynı Yönetmeliğin 'Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında Araştırılacak Hususlar' başlıklı 11. maddesinde,

"Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak;

a\) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,

b\) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı,

c\) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,

d\) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,

e\) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgi derecesinin iç yüzü ve nedeni,

f\) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı,

araştırılır.";

'Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında İzlenecek Yöntem' başlıklı 12. maddesinde de,

" ...

c\) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması isteminin ilgili makama ulaşmasından itibaren arşiv araştırması sonuçları en geç 30 gün, güvenlik soruşturması sonuçları en geç 60 gün içinde cevaplandırılır. Soruşturma ve araştırma sonucunu içeren bilgi ve belgeler ilgilinin güvenlik makamlarındaki dosyasında asgari 'gizli' gizlilik derecesinde saklanır.

d\) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını isteyen makama, kişi hakkında karar vermeye yeterli bilgiler aktarılır.

e\) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının nasıl ve ne şekilde yapılacağı, soruşturma ve araştırma yapmaya yetkili makamların görev talimatları ile belirlenir.

f\) Mahalli mülki idare amirliklerince yapılmış olan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında olumsuz durumu saptananların evrakının bir örneği dosya açılmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilir.

g\) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında olumsuz durumu saptananlarla ilgili bilgiler Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce karşılıklı olarak birbirlerine aktarılır.

.

.. " kuralları düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Somut olayda, davacının işlediği iddia edilen fiillere istinaden yapılan yargılama neticesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların kayıtlarının Bursa Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından davalı idareye verildiği ve bu kayıtlar dikkate alınmak suretiyle davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.

Belirli kamu görevlerinde çalıştırılacak personel hakkında uygulanan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının kanuni dayanağı 4045 sayılı Kanun'dur. 4045 sayılı Kanun'un dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan halinde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının; kamu kurum ve kuruluşlarında yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile askerî teşkilatlarda, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacağı düzenlenmiştir.

Kamu görevlilerinin sadakat, tarafsızlık ve devlete bağlılık yükümlülüğü çerçevesinde devleti temsil eden ve millî güvenlik bakımından hassasiyet içeren bazı kamu görevlerine atanacak kişiler bakımından daha sıkı nitelikler aranması ve birtakım sınırlamaların getirilmesi doğaldır. Bu şekilde aranan nitelikler ve kanunlarda öngörülen kısıtlamalar, kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacına yöneliktir.

Dolayısıyla idarenin millî güvenlik açısından önem arz eden kadrolara atanacak kişilerin tabi olacağı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusunda kanunla temel çerçeveyi ortaya koyan kurallar getirmesi mümkündür.

Ancak, bu alanda yapılan düzenlemelerin diğer kanuni düzenlemelerle çelişmemesi ve diğer düzenlemelerde gözetilen amaçları ortadan kaldırır nitelikte de olmaması gerekmektedir.

Bu bağlamda, yukarıda metnine yer verilen 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin işlem tarihindeki hali incelendiğinde; maddede, kişilerin geçmiş ceza mahkûmiyetlerine ilişkin kayıtlar bakımından hangi suçların kamu görevine girmeye engel olacağı konusunda hiçbir belirleme yapılmadığı, suçlar arasında herhangi bir ayrım ve derecelendirme öngörülmediği, aynı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu kararların güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandırılmasının bir sebebi olup olmayacağı hususunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.

Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 29/05/2019 tarih ve 2014/15365 başvuru numaralı "Turgut Duman" kararında, özetle; işleme dayanak olan 4045 sayılı Kanun hükümlerinin temel hakkın kısıtlanması bakımından yeterli güvenceye sahip olmaması ve kanunilik ilkesine aykırı bulunması sebebiyle ve ayrıca 5352 sayılı Kanun'un 6. maddesinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların; ancak, bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim, askerî hâkim, Cumhuriyet başsavcılığı veya askerî savcılık tarafından istenmesi hâlinde verileceği düzenlenmesine rağmen bu hükme aykırı şekilde yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği belirtilmiştir.

Yine anılan kararda Anayasa Mahkemesi, İdare Mahkemesince davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin karara dayanılarak hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmayan başvurucunun ceza yargılamasına konu eylemleri işlediğinin sabit olduğu varsayımına dayanılarak karar verildiğinin anlaşıldığından bahisle başvurucunun Anayasa'nın 36. ve 38. maddelerinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin de ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.

Bu durumda, 5352 sayılı Kanun'un 6. maddesine aykırı şekilde elde edilen bilgi ve belgelere dayalı olarak yapılan arşiv araştırması üzerine tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, İdare Mahkemesi'nce verilen iptal kararında ise hüküm fıkrası itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

Nitekim İdari Dava Daireleri Kurulunu'nun 12/03/2020 günlü, E:2019/2425, K:2020/715 sayılıkararı da bu yöndedir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

2. Ankara 5. İdare Mahkemesince verilen 14/01/2020günlü, E:2020/12, K:2020/64sayılı kararın YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇE İLEONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeşgün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2020tarihinde oybirliğiyle karar verildi.